• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/
  • https://twitter.com/
  • https://www.instagram.com/dindersindeyiz
  • https://www.youtube.com/channel/UCsOuLq55D-d559-JFz7VdvA/
Giriş
TAKVİM
8.1.Kaza ve Kader
8.2.Zekat ve Sadaka
8.3.Din ve Hayat
8.4.Hz.Muhammed'in Örnekliği

3.ÜNİTE




1. NEZAKET KURALLARI
Adap: İzlenmesi gereken usuller, yollar, prensipler anlamına gelmektedir.
Dinimizin ve aklın beğendiği, insanın söz ve davranışlarında, başkaları tarafından takdir edilmesini, her türlü hata ve kusurdan korunmasını sağlayan ve ona üstün ahlaki meziyetler kazandıran toplumsal kurallara adap kuralları denir.
Anne ve babamızdan başlayarak öğretmenlerimiz, arkadaşlarımız ve tüm çevremize karşı gösterdiğimiz kibar ve ahlaki davranışlara da nezaket kuralları denir.
Arkadaşımızla karşılaştığımız zaman selamlaşmak, güler yüzlü olmak, insanların kalbimi kırmamak, kimsenin arkasından konuşmamak, insanlara teşekkür etmek nezaket kurallarından bazılarıdır.
Her insan özgürdür, istediği şeyi yapabilir ama unutmamalıyız ki bizim özgürlüğümüzün ve hakkımızın sınırı başka birinin özgürlüğünün ve hakkının başladığı
yerde son bulur. Evimizde televizyon izlerken televizyonun sesini komşumuzu rahatsız edecek düzeyde yüksek açıyorsak yine sınırımızı aşmış oluruz. Nezaket sahibi insan, başkalarının hakkına saygı gösterir. İnsanları kıran söz ve davranışlardan
uzak durur.
Arkadaşımızın eşyasını izinsiz kullanmamak, bizimle paylaştığı bir sırrını kimse
ile paylaşmamak, fotoğrafını izin almadan sosyal medyada paylaşmamak; eşyasını,
telefon veya bilgisayarını izinsiz kullanmamak kişisel mahremiyeti koruyan nezaket
kurallarındandır.


2. SELAMLAŞMA ADABI
Selamlaşmanın en güzel şekli, karşılaştığımız arkadaşımıza: “Selamünaleyküm.”
demektir ki “Sağlık ve esenlik üzerine olsun.” anlamına gelir. Karşımızdaki kişi de
bize “Ve Aleykümselam.” der, bunun anlamı da: “Allah sana da sağlık ve esenlik
versin.” dir. Selam vermek karşımızdaki kişi için dua etmektir. Allah’ın (c.c.) karşı-
mızdaki kişiye iyilik, güzellik, esenlik vermesini dilemektir.
Biri ile karşılaştığımızda ilk olarak selam vermek nezaket kuralıdır. Günlük hayatta çevremizdeki insanlarla çeşitli şekillerde selamlaşabiliriz. Sabah karşılaştığımız
kişilere “günaydın, hayırlı sabahlar”, bakkala gittiğimizde “hayırlı işler”, apartmanda
karşılaştığımız komşumuza “merhaba, iyi günler” gibi ifadelerle de selamlaşabiliriz.


3. İLETİŞİM VE KONUŞMA ADABI
Konuşurken karşımızdaki kişinin anlayacağı şekilde ve normal bir ses tonu ile
yüzüne bakarak konuşmak, biri konuşurken sözünü kesmemek konuşma adabındandır.
Güzel söz söyleyerek duygu, düşünce ve isteklerimizi karşımızdakine daha iyi
anlatırız. İsteklerimiz bu sayede daha hızlı ve bizim istediğimiz şekilde gerçekleşir.
Konuşmalarımızda kibar ve nazik olmalı saygı ifade eden sözlerle karşımızdaki
muhatabımıza hitap etmeliyiz. Örneğin, annemizden bir şey isterken “Alabilir miyim? Dışarı çıkabilir miyim?” gibi ifadelerle istekte bulunmalıyız. Birinin bize bir
iyiliği olduğunda teşekkür etmesini bilmeliyiz. İstemeyerek de olsa karşımızdaki
insanın kalbini kırdığımızda özür dilemesini bilmeli, kişinin kendi yanlışını kabul
etmesinin en büyük erdem olduğunu unutmamalıyız. Sözlerimizde kalp kırıcı, incitici ve kaba ifadelerden kaçınmalıyız. Kesinlikle yalan, dedikodu, iftira gibi dinimizin yasaklayıp haram kıldığı kötülüklerden uzak durmalıyız.
Teknolojiyi kullanırken de iletişim ve konuşma adabına riayet etmeli, sosyal
medyadaki yazışmalarımızda doğruluğundan emin olmadığımız bir paylaşımı
kesinlikle paylaşmamalıyız. İnsanları incitici, kırıcı ve özel hayatın gizliliğini ihlal edici paylaşımlardan uzak durmalıyız. İnsanların fikir ve düşüncelerine saygılı
olmalı, küçük düşürücü ve hakaret içeren yazışmalardan kaçınmalıyız. Bir kişinin
fotoğrafını veya özel bilgileri içeren içerikleri o kişinin izni olmadan asla başkaları
ile paylaşmamalıyız


4. SOFRA ADABI
Dinimizin yeme içme ile ilgili olarak ortaya koyduğu temel ilkesi, yenilen ve içilen şeylerin helal olmasıdır. Kişinin, alın teri olmadan elde etmiş olduğu haksız
kazancı, helal değildir.
Yeme içme ile ilgili dikkat edilecek bir husus da israftan kaçınmaktır. Yemek
yerken tabağımıza yiyeceğimiz kadar yemek almalı ve artan nimetleri çöpe atmak
yerine çeşitli şekillerde değerlendirmeliyiz. Özellikle ekmek israfına çok dikkat etmeliyiz.
Yeme ve içme adabının başında gelen konulardan biri de bize yediğimiz o nimeti
ihsan eden Allah’ın (c.c.), ismini anarak yani besmele çekerek yemeğe başlamaktır.

Yemekten önce ve sonra elleri yıkamak, yerken sağ elle yemek, önünden yemek,
fazla konuşmamak, ayakta bir şey yememek ve içmemek gibi hususlar dikkat etmemiz geren yemek adabındandır.

5. HZ. LOKMAN’DAN (A.S.) ÖĞÜTLER
Hz. Lokman’ın (a.s.) oğluna yaptığı öğütler, tüm zamanlara ve tüm insanlara
iman, ibadet ve ahlak kuralları ile ilgili güzel öğütler vermektedir. Kur’an-ı Kerim’de
Hz. Lokman’a (a.s.) hikmet verildiğinden bahsedilmektedir ki, bu hikmet: ilim, üstün anlama yeteneği, isabetli söz ve davranış ve dinî konulardaki derin bilgiyi içermektedir.
Hz. Lokman’ın (a.s.) oğluna öğütleri: “Lokman (a.s.), oğluna öğüt vererek: Yavrucuğum! Allah’a ortak koşma! Doğrusu şirk, büyük bir zulümdür, demişti. Biz
insana, ana-babasına iyi davranmasını tavsiye etmişizdir çünkü anası onu nice sı-
kıntılara katlanarak taşımıştır. Sütten ayrılması da iki yıl içinde olur. (İşte bunun
için) önce bana, sonra da ana-babana şükret diye tavsiyede bulunmuşuzdur. Dönüş
ancak banadır. Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne)
bana ortak koşman için zorlarlarsa onlara itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin.
Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak banadır. O zaman size,
yapmış olduklarınızı haber veririm. (Lokman, öğütlerine devamla şöyle demişti:)
Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa
ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa yine de
Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve
her şeyden haberdardır. Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten vazge-
çirmeye çalış, başına gelenlere sabret. Doğrusu bunlar, azmedilmeye değer işlerdir.
Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira
Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez. Yürüyüşünde tabiî
ol, sesini alçalt…” (Lokman suresi, 13-19. ayetler.)



6. BİR DUA TANIYORUM: TAHİYYAT DUASI VE ANLAMI
Tahiyyat: selam, ikram, ihsan, hürmet ve ibadet etmek anlamlarına gelen bir
kelimedir. Tahiyyat duası, namazda oturduğumuz zaman okunan bir duadır.


Okunuşu Anlamı
Ettahiyyâtü lillâhi vessalavâtü ve’t-tay
yibât.
Selam, rahmet ve bütün güzellik
ler, iyilikler Allah içindir.
Esselâmü aleyke eyyühennebiyyü ve
rahmetullâhi ve berekâtuh.
Ey Peygamber! Allah’ın rahmeti,
bereketi ve selamı senin üzerine
olsun.
Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhi’s-sâ-
lihîn.
Selam, bize ve Allah’ın iyi kullarının
üzerine olsun.
Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü
enne Muhammeden abdühû ve resû-
lüh.
Şahitlik ederim ki Allah’tan başka
ilah yoktur. Yine şahitlik ederim ki
Muhammed O’nun kulu ve elçisi
dir.





Yorumlar - Yorum Yaz
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar13.614613.6691
Euro15.364615.4262
Hava Durumu
4.2.İslamı Tanıyalım
7.1.Melek ve Ahiret İnancı
7.2.Hac ve Kurban İbadeti
5.2.Ünite:Oruç ibadeti
6.4.Hz.Muhammed'in Hayatı